Genel olarak bakıldığında, nasıl ki gebe kalmak adına yapılması gerekli eylemler varsa, uzak durulması gereken bir takım etkenler de vardır. Bunlar beslenme düzenini, uyku kalitesini, kullanılan ilaçları hatta spor yapmayı kapsayan bir takım alışkanlıklardır. Kimi insanlar zarar içermediğini düşünse dahi gebe kalma sürecinde işler değişkenlik gösterebilir. Eğer gebe kalmak ve sorunsuz bir gebelik süreci geçirmek istiyorsanız, yaşamınızda bazı değişiklikler yapmalı, düzenli ve sağlıklı bir hayata adım atmalısınız. Bunun için de sahip olduğunuz alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz gerekiyor. Bu süreçte alışkanlıklarınızı değiştirmenizin veya tamamen bırakmanızın gerekli olduğu şeyleri aşağıda görebilirsiniz.
Fazla miktarlarda tüketilen şeker, metabolizmayı bozarak, hormonlar üzerinde olumsuz etki yaratır, gebe kalmayı önler. Bununla beraber gebeliği olumsuz etkileyen bir diğer etken ise aşırı kilo alımıdır. Beyaz şeker ya da tatlandırıcı kullanımına alternatif olarak hurma, kuru kayısı, kuru incir gibi kuru meyveler tercih edilmelidir.
Gebe kalmaya çabalarken folik aside olduğundan daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun sebebi, vücudun bu folik asidi kırmızı kan hücreleri oluşumunda kullanıyor olmasıdır. Bununla beraber ceninin gelişmesi ve bebeğin beyin fonksiyonları açısından da oldukça önemlidir. Gebe kalmadan en az 3 ay önce folik asit takviyesi alınması gerekmektedir. Folik asit; ay çekirdeği, ıspanak, yumurta, makarna ve mısır gevreği gibi besinlerde bulunur.
Konserve yiyecekler, tuz oranı fazla yiyecekler, sakatatlar, şarküteri ürünleri, aşırı yağ içeren yiyecekler ve kızartmalar gebe kalmayı arzu eden bir kadın için oldukça zararlıdır. Çünkü basit karbonhidratlar kan şekerini bir anda yükselterek, yumurtaları ve yumurtlama düzenini olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu sebeple tam tahıllı gıdalar ve meyveler gibi kompleks içerikli karbonhidratlar tercih edilmelidir.
Fazla kiloya sahip olmak veya oldukça zayıf olmak, adet döngülerinin düzenini bozacağından, doğurganlık dönemlerinin düzenini bozarak, kısırlığa sebebiyet verebilir. Ağır sporlar yaparak çok fazla kilo kaybetmek de aynı etkiye sahiptir. En sağlıklı kilo şekli, boy ve kilonuzun birbiriyle orantılı olmasıdır.
Yüksek kolesterole sahip olmak kalbinin çalışma şeklini etkilediği kadar gebe kalma yetisini de olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Gebe kalma sürecinin uzaması, gebelikte yorulmaya ve depresif bir hal alınmasına neden olabilmektedir. Bu sebeple kolesterolün belli bir düzeyde olmasına dikkat edilmesi gerekir.
Günde 2 fincandan fazla kahve tüketmemeniz gerekir. Kafein, erkeklerde sperm hareketliliğini arttırır ancak kadınlarda gebe kalma şansını düşürmektedir. Bunun nedeni demir ve kalsiyum emilimine etki ediyor olmasıdır. Bu nedenle çok fazla kahve tüketiminden kaçınmanız gerekmektedir.
Düzenli kullanılan çoğu ağrı kesiciler, antidepresanlar ve sakinleştirici ilaçlar vücudun daha çok prolaktin üretmesine neden olmaktadır. Prolaktin ise yumurtlamaya olumsuz etki eden bir hormon türüdür. Dolayısıyla gebe kalma isteğiniz varsa kullandığınız ilaçları doktorunuzla paylaşmanızda fayda var.
Sıklıkla yaşanan cinsel ilişki sperm sayısını azaltabilmektedir. Gebe kalma sürecindeki çok fazla girilen cinsel ilişki, sperm kalitesini düşürecektir.
Stresli bir hayat sürüyorsanız, stresin her şeyi olumsuz etkilediğini göz ardı etmeden, gebelik dönemini de kötü yönde etkiliyor olabileceğini unutmamanız gerek. Çocuk sahibi olamadığınızı düşünerek endişelenmek, sürekli gebe kalmayı düşünmek, bunu bir görevmiş gibi görmek gerginlik ve stres sebep olacak, bu durum da hormonlar düzeninizi bozacaktır.
Eğer gebe kalmak istiyorsanız ve sigara kullanan bir bireyseniz, tamamen bırakmanız gerekmektedir. Pasif içici olmak dahi aynı etkiyi sahipken, sigara kullanımı kanser riskinin yanında düşük tehlikesi, erken menopoz ve yumurta kalitesinin bozulması açısından olumsuz etkileri barındırır.